May 18

Necip Fazıl Kısakürek’i Vefatının 30. Yılında Anma Etkinligi

necip fazil
Sayin
Müze Dostumuz
ve
Davetlimiz,

Üstad Necip Fazil Kisakürek’in vefatinin 30. yil dönümü münasebetiyle Hollanda Türk Müzesi 24 mayis cuma aksami bir anma programi tertíp etmistir.

Bu anma ve sohbet programina sizleri davet etmekten gurur duyariz. Daha fazla ayrinti ve bilgi için lütfen eke bakiniz.
Katiliminizi bekler, saygilar sunariz,

 

 

Hollanda Türk Müzesi Vakfi
adina
Baskan

Salih Dadak

Necip-fazıl-kısakürek

 

Apr 15

Polonya Dostluk vakfı Hollanda Türk Müzesini ziyaret etti

turk_muze_polenPolonya Dostluk vakfı, Hollanda Türk Müzesini ziyaret etti
Polonya Dostluk vakfı yönetiminde bulunan Yasin ve Selçuk beyler bugün Hollanda Türk Müzesini ziyaret ettiler. Polonya- Türkiyenin 600. yılı ilişkileri münasebetiye hazırlık içinde olduklarını anlatan yönetim kurulu  üyeleri Hollanda Türk Müzesi yönetimi başkani Salih Dadak ve Mustafa Sivridağ’dan Hollanda- Türkiye ilişkilerinin 400. yılı hakkında detaylı bilgi aldılar. Daha sonra müzenin icerisinde Hollanda- Turkiyenin 400. yıl  ilişkileri ile alakalı sergiyi dolaşan yönetim kurulu üyeleri Hollandanin ilk elçisi Cornelis Haga, Ahitneme , Hollanda ve Ispanyolun seksen yıl süren savaşı ve 1666 yılında Amsterdamda bulunan Dam meydanınına gelen Osmanlı tüccarlarından bahs ettiler.

Daha sonra müzenin tamamını dolaşan Dostluk vakfı yönetim kurulu üyeleri Müzenin yönetimi ve calışmalari hakkında detaylı bilgi aldılar. Polonya Dostluk vakfı ayrıca müzeye ziyarete gelen 81 yaşındaki Bekir amcayla bir cay icip koyu bir sohebet ettiler. Müze baskani Salih Dadak son olarak  “Hollanda Türk Müzesinin amacının Bekir amca gibi Hollandaya ilk ayak basan birinci nesilin hayat hikayaleri kayıt altına almak, dijital bir ortamda saklamak ve bunları yeni nesillere aktarmak olduğunu sözlerine ekledi ”.

Yazan: Sahin Yildirim

Mar 16

Gitar ustalari Hollanda Turk Muzesinde

Gitar ustalari Hollanda Turk Muzesinde

Gitar ustalari Hollanda Turk Muzesinde03

Hollanda’nin Den Haag Sehrinde 15 maartta Antonio Mascolo ve Ayşegül Koca verdikleri konser buyuk ilgi aldi. Farkli kulturlerin ve sanatcilarin sarkilarina sergileyen ikili salonda bulunan seyirciyi costurdu. Toplamda 14 farkli eser calan ikili duo Veysel ‘in Kara Toprak sarkisini ve Azarbeycandan İndim Yarin Bahçesine Turkulerini seslendirdiler. Konser sonunda performanslarindan dolayi alkis yagmuruna tutulan ikili kendilerine verilen ilgiden dolayi son derece memnun olduklarini soylediler. Daha sonra Muze hakkinda detayli bilgi alan Gitar ustalari guler bir yuzle muzeden ayrildilar.

Yazar: Sahin Yildirim

Gitar ustalari Hollanda Turk Muzesinde02 Gitar ustalari Hollanda Turk Muzesinde01

Feb 12

Hünkar Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin Besmele Tefsiri

Hünkar Hacı Bektaşi Veli 02Hünkar Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin Besmele Tefsiri
Konulu Sohbet programını sunar

Konuşmacı:

 Prof. Mustafa Ünver,
   Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı   

Tarih:
23 şubat cumartesi 19.30 -21.00

Adres:
   Westhovenplein 125, 2532 BE Den Haag

Mail adresi=
info@turksmuseumnederland.nl  

Adres: Westhovenplein 125, 2532 BE Den Haag 070-216 62 70   www.turksmuseumnederland.nl

Hollanda Türk Müzesi Çarşamba, Cumartesi ve Pazar günleri 13.00-17.00 arası ziyaretçilere açıktır.

Hünkar Hacı Bektaşi Veli 01Besmele Tefsîri

Milletlerin manevî kültür mirasları içinde yer alan ferdî ve anonim eserler, zaman içinde onları meydana getiren toplulukların inanç, düşünce, duygu, hayal ve değerleriyle birlikte, onların maddî hayatları hakkındaki bir takım verileri de günümüze taşırlar.
Fikir hayatımızın ve duygu dünyamızın edebî eserlere yansıdığı ve etrafımızı kuşattığı şüphesizdir. Klâsik edebiyat da anonim edebiyat da -özellikle âşık ve tekke edebiyatı- Allah sevgisi ve O’nun habibi ve üsve-i hasene olan Hz. Muhammed’in hayatının işlendiği eserlerle doludur.

İslâm felsefesini iman hâline getirmiş, hayata taşımış erenlerin başında Yesevî, Mevlânâ, Yûnus, Hacı Bektâş Velî gibi şahsiyetler gelmektedir. Allah dostlarının bizatihi te’lif ettikleri veya onların hayatları ve fikirleri etrafında teşekkül etmiş olan birtakım eserler, dönemlerinde ve daha sonraları insanlara umut ve ışık saçmışlardır. Bu ma’nâ âleminin erenleri, insanların düşünce ve duygularına tercüman olmuş, rehberlik vazifelerini tevazu ile birleştirip insanlara bu dünyada ve öbür dünyada mutlu olmanın yollarını benimsetmişlerdir. Onlar, İslâm dinini, manzum ve mensur eserler yoluyla en güzel şekilde halka anlatmışlardır.
Geçmişin derinliklerinden günümüze ulaşan ve geleceğe taşınacak olan evrensel fikirler, bu eserler (münacat, naat, siyer, hilye, miraç, vs.) yoluyla zaman içinde seyahat etmektedir. Dolayısıyla bu tür eserlerin günümüz insanının okuyup anlayabileceği hâle getirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması gerekmektedir.

Bu ma’nâda söz konusu eserlerden biri de Hacı Bektâş Velî’ye atfedilen Besmele Tefsiri’dir. Aidiyeti konusunda başka birtakım delillere ihtiyaç olsa bile bu eser, Türk-İslâm hayatı için önemlidir. Besmele çekmenin ve öneminin anlatıldığı eser, aynı zamanda Peygamber Efendimiz’in Miraç’ta Rabb’i ile buluşup görüşmesinin bir safhası olarak ruh dünyamızda hoş bir tat bırakmaktadır.

Besmele çekmenin insana sağlayacağı faydalar ve Allah’ın kuluna olan cömertliğinin ve bağışlayıcılığının sonsuzluğu, bu sohbet sırasında en güzel şekilde ifade edilmektedir. İslâm ahlâkına ilişkin çeşitli konular, terimler, Kur’an’dan çeşitli âyetlerle ve İslâm büyüklerinin hayatlarından alınmış örneklerle açıklanmaktadır. Eserin Türkçe ile kaleme alınmış olması da eserin kıymetini bir kat daha artırmaktadır.

Yrd. Doç. Dr. Hamiye Duran
Hitit Üniversitesi Hacı Bektaş Velî Araştırma ve Uygulama Merkezi

Dec 14

Azerbaycan milletvekilinden Hollanda Türk Müzesine ziyaret..

Azerbaycan Milli Meclisi Vekili sayın Adil Aliyev ve beraberindeki heyet Hollanda Türk Müzesini ziyaret etti.

azerbaycan_miletvekili_02

Bir dizi temasta bulunmak ve 10 Aralık Uluslararası İnsan Hakları Günü dolayısıyla UETD’nin düzenlediği uluslararası konferansta bir konuşma yapmak üzere Hollanda’da bulunan Azerbaycan Milli Meclisi Vekili sayın Adil Aliyev  ve beraberindeki heyet çok kısıtlı programına rağmen 12-12-12 tarihinde Den Haag’ta (Lahey) bulunan Hollanda Türk Müzesine bir ziyarette bulundu. Hollanda Türk Müzesi Genel Sekreteri Remzi Kabadayı tarafından karşılanan sayın Aliyev’e Müzenin kuruluş süreci ve kolleksiyonu hakkında bilgi verildi.

azerbaycan_miletvekili_01

Müze Genel Sekreteri Remzi Kabadayı, Sayın Adil Aliyev (soldan birinci) ve beraberindeki heyete müze kolleksiyonunu tanıtırken.

Sayın Aliyev Müzeden çok etkilendiğini belirtirken, Hollanda’nın güzide bir şehrinde böyle bir eseri ortaya koyan ekibi gönülden kutladığını ifade etmiş. Aliyev ayrıca, ilerleyen süreçte Hollanda Türk Müzesi’nde Azerbaycan’a dair ve Azerbaycanlı sanatçıların çalışmalarının da yer alacağı ortak sergilerin düzenlenmesini ümit ettiğini dile getirmiştir. Müze Genel Sekreteri sayın Aliyev’e Müzeyi ziyaretinin anısına Hollanda ve Türkiye arasındaki tarihi ilişkileri konu edinen bir kitap hediye etmiştir. Müze yönetim kuruluna çalışmalarında başarılar dileyen milletvekili Adil Aliyev ve beraberindeki heyet kısıtlı zamanlarına rağmen bir saatlik ziyaretinin ardından Amsterdam’a hareket ettiler.

azerbaycan_miletvekili_03

Azerbaycan Milli Meclisi Vekili sayın Adil Aliyev (soldan üçüncü) ve beraberindeki heyet Hollanda Türk Müzesini ziyaret etti.

Nov 13

‘Hollanda’da Türk Edebiyatı ve tarihi roman yazımı’

Hollanda Türkiye ilişkilerinin 400. Yılı münasebetiyle Hollanda Türk Müzesi
‘Hollanda’da Türk Edebiyatı ve tarihi roman yazımı’
konulu Sohbet programını sunar:

Konuşmacı Murat Tuncel
Tarih 30 kasım cuma saat 19.30-21.00
Adres Westhovenplein 125, 2532 BE Den Haag

Sohbete katılımınızı lütfen mail ile bildiriniz ikramın hazırlanmasında gereklidir,
teşekkür ederiz. Mail adresi= info@turksmuseumnederland.nl

Murat Tuncel kimdir?
1952 yılında doğdu. Artvin Öğretmen Okulu’nu ve İstanbul Atatürk Eğitim Fakültesi’nin Türkçe Bölümü’nü bitirdi.İlk ve ortaokullarda görev yaptı. 1984 yılında öğretmenlikten ayrılarak Günaydın gazetesinde çalıştı.1989 yılında Hollanda’ya göç etti. Yazın yaşamını Hollanda’da sürdüren yazar, Hollanda eğitim bakanlığına bağlı temel eğitim okullarında anadili dersleri, Rotterdam Konservatuvarı’nda Türk dili ve edebiyatı dersleri verdi. Türkiye’de yayınlanan Varlık, Edebiyat Gündemi, Damar, Yaşasın Edebiyat, Kıyı, Karşı Edebiyat, Dönemeç, Türk Dili Dergisi, Güzel Yazılar, Evrensel Kültür, Cumhuriyet Kitap, Dünya Kitap gibi edebiyat dergilerinde öyküleri, tanıtım yazıları ve söyleşileri yayınlandı ve yayınlanmaktadır.

İlk öykü kitabı 1981 yılında yayınlanan yazarın, birçok öyküsü Türkiye ve Hollanda’daki antolojilerde yeralırken, birçok öyküsü de Hollandaca, Lehçe, Rusça,Azerice ve Arapça olarak edebiyat dergilerinde yayınlandı.Yazarın Maviydi Adalet Sarayı adlı romanı Valse Hoop (Sahte Umut) adıyla Hollandaca (3C Yayınevi-Arnhem), İnanna adlı romanı ise Arapça (Al taakwin Yayınevi-Suriye), Korece (Asia yayınevi) ve Bulgarca (Ednorog yayınevi) olarak yayınlanmıştır.
Üçüncü Ölüm adlı romanı senaryolaştırılan yazarın, Süper Kurbağa adlı çocuk romanı oyunlaştırılarak Devlet Tiyatroları ve İstanbul Şehir Tiyatroları repertuarlarına alınmış, Ankara Şehir Tiyatroları tarafından da sahnelenmiştir.
Yazar, Türkiye Yazarlar Sendikası, Hollanda Yazarlar Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye PEN Klubü, Edebiyatçılar Derneği ve Avrasya Yazarlar Birliği üyesidir.

Yazar Hakkında Bilgi Edinme; Edebiyatımızda isimler sözlüğü(Behçet Necatigil-Varlık), Tanzimattan Günümüze Edebiyatçılar Ansiklopedisi(YKY) Edebiyatçılar antolojısı (İhsan Işık-Ankara) Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yıllıkları.
www.murattuncel.com.tr

Ödülleri
1979 yılında Kültür ve Spor Bakanlığı Gençlik Öykü Ödülü’nü Çerçi adlı öyküsüyle,
1997 Hollanda NPS Radyo’su Öykü Ödülünü Cennet de Bitti adlı öyküsüyle,
1994 Şükrü Gümüş Roman Ödülü’nü Maviydi Adalet Sarayı adlı romanıyla
1997 Halkevleri Kültür -Sanat Yarışması Roman Ödülü’nü Üçüncü Ölüm adlı romanıyla,
2000 Yılı Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü yayınlanmamış öykü dosyasıyla.

Yapıtları
Dargın Değilim Yaşama (1981),
Mengelez (1983-Servet yayınları)
Güneşsiz Dünya (1987-Çağıltı yayınları)
Beyoğlu Çığlıkları(1989 Gerçek Sanat, 2007 Altın Bilek Yayınları)
Gölge Kız (2002 Varlık, 2006 Varlık)
Wilma’nın Sandığı (2010 Varlık)

Romanları
Maviydi Adalet Sarayı (Pencere 1994)
Valse Hoop (Sahte Umut) Hollandaca Uitgeverıj 3C 2003-2004, Arnhem) ve sesli kitap olarak Liscus Uitgevrij 2007, Altın Bilek Yayınları 2007, İstanbul.
Üçüncü Ölüm (Halkevleri yayını 1997, Pencere Yayınları 1998, Altın Bilek Yayınları 2007),
İnanna (Varlık Yayınları, 2006, Arapça (Al taakwin Yayınevi-Suriye,2007, Bulgarca Ednorog Yayınevi, 2010, Korece, Asia yayınevi Seul, 2011) Osmanlılar 1/Trakya Güneşi (İstanbul 2011 Kasım, ALFA)
Anı: Yarımağız Anılar(1996 Pencere). Çocuk ve gençler için masal, öykü ve roman: Masallar: Şakacı Masallar (2006 Morpa Yayınları 10 kitaplık seri).
Öyküler: Tipi (1982 Esin yayınları, 2000-20004,2006 Ceylan Yayınları),
Buluta Binen Uçak (Esin Yayınları 1983), Romanlar/Gençlik: Süper Kurbağa/Roman (1984 Esin yayınları,1996 Ortadoğu Ferlag-Almanya, 2000 Engin Yayınları, 2004 Morpa Yayınları-Işığın Gizemi olarak),
Ressamlar Mahallesi’nin Çocukları (Çıkacak 2011 Morpa Yayınları)

Oct 16

TBMM Başkan yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Saglam’ın konuşma metni

Hollanda Türk Müzesi’nin saygıdeğer Yönetim Kurulu Üyeleri,
Lahey Belediye Başkanı Sayın Jozias van Aartsen,
Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Sayın Jan Paul Dirkse,
Hollanda’da Türk Toplumunun kıymetli mensupları,
Değerli Basın Mensupları,

Ülkemiz ile Hollanda arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. yıldönümünün kutlamalarının devam etmekte olduğu bu günlerde, Hollanda Türk Müzesi’nin açılış töreninde Lahey’de sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu vesileyle, Hollanda Türk Müzesi’nin kuruluşuna büyük emekler veren saygıdeğer Yönetim Kurulu üyeleri başta olmak üzere, bu müzenin açılışına katkıda bulunan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Değerli konuklar,

Bilindiği üzere, hâlihazırda Avrupa’da 5 milyon Türk yaşamaktadır. Hollanda’da yaşayan Türk kökenlilerin sayısı da 400,000 civarındadır. Türkler bu ülkede yaşayan en büyük göçmen kökenli topluluğu oluşturmaktadır.

1960’larda Hollanda’daki iş gücü talebini karşılamak için bu ülkenin talebi üzerine gelen Türk göçmenler, Hollanda’nın ekonomik bir güç olarak yeniden doğuşunda önemli bir rol oynamışlardır. Türklerin, Hollanda’daki mevcudiyetlerinin daimi olmaya başladığının görülmesinin ardından, ikinci ve üçüncü kuşaklardan itibaren, bu ülke ekonomisine yaptıkları katkıların mahiyeti ve kapsamı değişmiş ve gelişmiş; Türkler Hollanda ekonomisine net katkıda bulunan işadamları, girişimciler ve işverenler olarak ortaya çıkmışlardır.

Elbette Hollanda’da ve diğer AB ülkelerinde yaşayan Türk toplumunun, ekonomik alandaki başarılarının, toplum hayatının diğer alanlarındaki başarılarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, Türk kökenli bilim adamlarının, akademisyenlerin, sanatçıların, siyasetçilerin, yönetmenlerin, avukatların, sivil toplum gönüllülerinin, doktorların, başarılı bireyler olarak içinde yaşadıkları toplumlara hizmet etmelerinden kıvanç duyuyoruz.

AB ülkelerinde yaşayan Türk toplumuna ilişkin yaklaşımımızın temelinde, Türk toplumunun önce kendi kültürünü iyi bilmesi, ardından içinde yaşadıkları toplumla iletişim yoluyla, iki tarafın karşılıklı kültür, gelenek ve özelliklerini kabul edip harmanlayacağı bir uyum anlayışı yer almaktadır. AB içindeki Türk toplumunun uyumunun ve gelişiminin bu anlayış çerçevesinde sürdürülebilir olacağına inanıyoruz.

Bununla birlikte, Türk toplumunun entegrasyon çabalarında AB ülkelerinde bazı sorunlarla da karşılaşıldığı bir gerçektir. Eğitim seviyesi, istihdam oranları, siyasi haklar, yabancılara yönelik ayrımcılık ve önyargılar bu sorunların başlıcalarını oluşturmaktadır.

Bu bakımdan, bugün açılışını yapmakta olduğumuz müzenin, Hollanda Türk toplumu üyelerinin zaman içerisinde hem ülkelerine hem de yaşadıkları topluma yaptıkları katkının kendi çocuklarımız ve Hollanda toplumunun hafızalarında canlı tutulması açısından önemli bir işlevi yerine getireceğine inanıyorum. Ayrıca, bu müzenin Hollanda Türk toplumunun kendi girişimleri ve özverili çabaları ile hayata geçirilmesi, bu alanda bir ilki de teşkil etmesi bakımından, takdire şayandır.

Değerli konuklar,

Hollanda’da yaşayan Türk toplumunun varlığı, Hollanda bakımından önemli bir değer teşkil etmenin yanı sıra Türkiye – Hollanda ilişkilerinin geliştirilmesi bakımından da büyük öneme sahiptir. Türkiye ile Hollanda arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 400. Yıldönümü bu yıl her iki ülkede çok sayıda ve çeşitli ölçekte etkinliklerle kutlanmaktadır. Hollanda Türk Müzesi’nin açılışının bu çerçevede gerçekleştiriliyor olması ayrıca manidardır. Karşılıklı saygı ve dostluk anlayışı içerisinde 400 yıla yayılan Türkiye – Hollanda ilişkilerinin değerinin Hollanda Türk toplumu ve tüm Hollanda toplumu tarafından iyi anlaşılması gerekmektedir. Hollanda Türk Müzesi’nin bu bakımdan da önemli bir görev üstleneceğini düşünüyorum.

Bu vesileyle, Hollanda Türk Müzesi’nin kuruluşunda emeği geçen herkese bir kez daha teşekkürlerimi sunuyor, Hollanda Türk toplumunu Hollanda’daki diğer tüm başarılı faaliyetlerinden ötürü kutluyor, müzenin açılışının hayırlı olmasını diliyorum.

 

Oct 16

MÜZE AÇILIŞ KONUŞMASI

MÜZE AÇILIŞ KONUŞMASI

Saygıdeger Bakanım, Buyukelcımi Konsolosum Mılletvekılım, Baskanlarım. Beledıye Baskanımi Sıvıl Toplum Uyelerının Seckın Temsılcılerıi Degerlı Basın Mensuplarıi Kıymetlı Mısafırleri  Saygıder Hanımefendıler Beyefendıler ve yarınımızın gelecegı sevgılı gencler

NEDEN ve NASIL bir MUZE

Türkler`in ve Hollandalılar`ın birbirilerini tanımaları çok öncelere rastlasa da düzenli ilişkilerin 17. y.y `ın ilk çeyreginde başladıgı bilinmektedir.

Iki toplum arasındaki siyasi ilişkiler, 1612 yılında Hollanda`nın Osmanlı Devleti nezdinde görevlendirdigi ilk elçi olan Cornelis Aga`nın  Istanbul`a gelmesiyle başlamış, aynı dönemde Lale çiçegi de Türkiye`den Hollanda`ya getirilmiştir.

Osmanlı Devleti`de 1859 yılında ilk defa Yahya Karaca Pasa`yı elçi olarak Hollanda`ya göndermiştir.

Iki ülke ve  iki toplum arasındaki ilişkiler düzenli bir seyir takip etmekte, özellikle ticari münasebetlerin sürekli bir artış gösterdigi gözlenmektedir.

Kuruluşun hemen akabinde, genç Türkiye Cumhuriyeti`ni siyasi manada dünyada ilk tanıyan ve dostluk ilişkilerini başlatan ülke Hollanda`dır.

1961 yılından itibaren, Batı Avrupa ülkelerindeki iş gücü acıgını kapatmak üzere alakalı ülkelerin resmi kurumları arasında varılan anlaşmalar neticesinde Türkiye`den Hollanda`ya da insanlarımız gelmişlerdir.

Ilk dönemlerde her ne kadar “göçmen – misafir işçi” olarak isimlendirilmişlerse de, daimi ikamet de aynı yıllarda başlamış ve bugün itibariyle Hollanda`da sayıları 400 000`i bulan insanlarımız bu ülkede ikinci büyük yabancı asıllı toplulugu oluşturmuşlardır.

Kendilerini, içinde bulundukları toplumun ayrılmaz ve kalıcı bir parcası olarak gören insanlarımız;  siyasi, iktisadi ve kültürel alanda da rüştünü ıspat etmiş ve pek çok alanda  kurumsallaşmasını bilmiştir.

Farklı kültürel degerlere sahip olsalar da, iç içe yaşayan iki toplumun birbirilerinden ciddi manada etkilenmeleri dogal olarak kacınılmazdır. Iki toplum arasında başlayan akrabalık ilişkilerinin de giderek hız kazanması neticesinde, kendi aralarında oluşan kültürel alış veriş ve münasebetler daha da gelişmiş, her iki gurubun da renklerini taşıyan ortak bir kültür oluşmaya başlamıştır.

Artık insanlar birbirilerini, iş alan veya iş veren , yerli veya yabancı olarak görmekten ziyade; daha yakından bilmek, kültürlerini ve kutsallarını daha yakından tanımak istemektedirler.

Özellikle,  kültür – sanat – edebiyat alanında kendini gösteren boşluk;  resmi veya özel

kurum, kuruluş, vakıf ve dernekler tarafından yürütülen, sergi- konser- festival ve müsabakalar vasıtasıyla doldurulmaya çalışılmaktadır.

Bu kadar yogun ve köklü ilişkilere, onca çalışmalara ragmen,  kalıcı ve kendimizi her yönümüzle ifade edebilecegimiz daimi ve düzenli bir kuruluşumuz henüz ortaya çıkmamış, kurulamamamiştır.

Bazı müzelerin çok küçük bir bölümünde, bizim adımıza bizleri tanıtmaya çalışan yapılanmalar çok kısır kalmakta, gerçegi tam manasıyla yansıtamamakta, hatta yanlış bilgi edinmelere sebep olmaktadır.

 “BIR VARMIŞ BIR YOKMUŞ…”

1961 yılından itibaren başlayan ve artarak gelişen Türkiye`den Hollanda`ya göçün tarihi yazılma safhasına gelmiş bulunmaktadır.

Birinci nesil olarak isimlendirilen ilk gelenlerimizin sayıları giderek azalmakta, onlarla birlikte bir dönem de kendiliginden kapanmaktadır.

Gidenler; hatıralarını, bildiklerini, kazandıklarını – kaybettiklerini, yaptıklarını – çektiklerini, bilgi ve deneyimlerini  ..vs de kendileriyle birlikte götürmekte, kalıcı olan geride bıraktıklarına kalıcı birşeyler bırakamamaktadırlar.

Içinden geçtikleri  toplumun hafızasında “bir varmış bir yokmuş…” şeklinde hatırlanmak ne kadar acı olsa gerekir.

Bununla birlikte, yazılı ve görsel alanda bazı başarılı çalışmalar yapılmış olsa da ihtiyaca tam olarak cevap verilebilinmiş degildir. Sayfalar arasında kalan bilgiler satırlarda kalsa da hatırlarda kalmamaktadır.

Hele hele, maçı televizyondan bile izlememiş birilerinin;  körlerin fili tarif etmesi misali karşılaşmayı yazmaya kalkışmaları ne kadar yanlış ise, gidenlerimizle alakalı kanaat belirtmeleri de o derece yanıltıcı olabilmektedir.

“ SEL GIDER KUMU KALIR…”

Barış içerisinde birlikte yaşama adına, başarılarımızın sürekli ve kalıcı olması, daimi olarak sergilenebilmesi ve gündemde tutulması için her sahada oldugu gibi özellikle kültürel alanda da kurumsallaşmak zorunlulugu vardır.

Toplumumuz; başarılarını, ürettiklerini ve katkılarını devamlı olarak gündemde tutmalı, korumalı ve sergilemelidir. Böyle bir çalışma geçmişe saygının yanında onurlu bir gelecegin  de bir  teminatı, oluşturdugumuz ortak kültüre mühim bir katkı,  içinde yaşadıgımız topluma  da bir vefanın göstergesi olacaktır.

KALICI OLMA ADINA…

2007 yılında, Den Haag`da ikamet eden bir gurup arkadaşlarımız bu duygularla yola çıktılar.

Ikinci nesil olarak tanımlanan bu insanlar, kendilerinin burada bulunmalarının sebebi olan önçü büyüklerinin:

Ilk geldikleri zaman kaldıkları yerleri, kullandıkları eşyaları, resmi veya özel yazışmalarını, Göstermek için…

Evraklarını,  mektuplarını, fotograflarını….
Sergilemek için…

Başarılarını, buluşlarını…

Kutlamak için…

Hasretleri, gurbetleri, dönenleri -  kalanları – olanları…

Unutmamak için…

Öncülerin ekonomiye katkılarını, kalkınmaya yaptıklarını, alın terlerini, göz nurlarını.. Unutturmamak için…

Oluşmaya başlayan ortak kültür ve yaşam tarzına..
Katkıda bulunmak için…

Barış içinde birlikte yaşama adına insanları birinci elden, dogru şekilde…

Bilgilendirmek için…

Türkiye – Hollanda ilişkileri ve göçün tarihini araştırıcılara belge ve bilgi temininde ..

Destek olmak için…

Genç kabiliyetlere kendilerini gösterebilecegi salonlarda sergi ve gösteri…

Imkanlarını sunmak için…

Önyargıları ve yanlış anlamaları yapılacak bilgilendirmelerle…

Düzeltmek için…

Sergi ve gösterilerle farklı bir dünyanın güzelliklerini…

Tanıtmak için…

Çeşitli kurs ve derslerle lisanlarımızı, müzigimizi, folklorumuzu, mutfagımızı, …vs  ve türlü  kültür degerlerimizi…

Ögretmek için

Çeşitli araştırmalar yaparak veya yaptırarak birlikte yaşamayı…

Kolaylaştırmak için…

Iki ülke,iki toplum, iki kültür arasında…

Köprü olmak için

Toplumumuzun tamamını, ayrım gözetmeden…

Kucaklamak için…

……………………vs……………

Ve daha pek çok konuda yapılmayanları yapmak için birlikte hareket etmeye başladılar ve

Kültürümüzü yayma – yaşatma – tanıtma adına:

Binası Den Haag şehrinde olmak kaydıyla

Içerisinde kalıcı müzesi bulunacak olmasının yanında,

Sergi ve konferans salonları, kurs mekanları da bulunan,

Insanlarımıza buluşma ve kaynaşma imkanları sunan,

Bilgi, belge ve araştırma merkezi özelligine de sahip,

Den Haag şehri özelinden Hollanda ülkesi geneline,

Olumlu katkılar ve artı degerler sunacak ve saglayacak olan

HOLLANDA TÜRK TARIH ve GÖÇ MÜZESI BILGI – BELGE VE KÜLTÜR MERKEZI` nikurma kararı aldılar.

 

Bu konuda yapılan çalışmalar, gerek Türk ve gerekse Hollanda resmi kurumları, sivil toplum örgütleri ve gönüllü kuruluşlar arasında başarıyla halen yürütülmektedir.

Kısaca MÜZEMIZ dedigimiz kurumumuzu BUGUNDEN Itibaren sizlerin de katkilariyla ve KATILIMINIZLA faaliyet gecmistir.

Katkılarınız için teşekkür eder ve devamini bekler, saygılarımızı sunarız.

Hollanda Turk Muzesi Yonetim Kurulu adina.

Aug 15

Basın Bildirisi: Hollanda Türk Müzesi açılıyor.

Avrupaya 60’lı yıllarda işçi olarak gelen birinci nesil Türklerin özlemlerini, acılarını, başarılarını ve güzelliklerini anlatmak ve bunları kalıcı kılmak amacıyla 2007 yılında bir grup ikinci neslin bir araya gelerek çalışmalarına başladıkları Hollanda Türk Müzesi hayali 8 eylülde 2012 tarihinde gerçek oluyor.
Hollandanın Lahey (Den Haag) şehrinde kurulan Hollanda Türk Müzesi ‘BEN-SEN-O’ farklılıklarını gözetmeksizin ‘BİZ’ üst kimliğinin çatısı altında birleşerek toplumlar ve kültürlerin arasında sağlıklı köprüler kurmak istemektedir. Geleceğimizi sağlam temeller üzerinde birlikte inşa etmek için Hollandaya işçi olarak gelen birinci neslin hikayelerini kayıt altına alarak yeni nesillere ve Hollanda toplumuna aktarmak misyonunu yüklenerek tarih, arşiv, araştırma ve kültür merkezi olmayı hedeflemektedir.

Müze kolleksiyonu, farklı temalar altında birinci nesil işçileri ve o yıllara ait günlük hayatı, Türk kültürüne ait lale, kahve, sanat (ebru, hat, minyatür), hamam, müzik, Mevlana, Nasreddin Hoca ve inanc gibi konuları bünyesinde toplamaktadır. Ayrıca Hollanda -Türkiye ilişkilerinin 400. Yılı münasebetiyle müzede 1612 yılına ait nadide eserler sergilenecektir.

Topluma kültürel alanda fayda sağlamak, araştırmacılara, gazeteci, tarihçilere ve öğrencilere imkanlar sunmak Hollanda Türk Müzesinin amaçları arasındadır. Sekiz kişilik yönetim kurulu üyesi ve pek çok müze gönüllüsü ile birlikte; bilginin, belgenin, hatıraların, tecrübelerin, sanatın, gelişimin sergilendigi, korunduğu ve tanıtıldığı bir mekan olmayı hedefleyen Hollanda Türk Müzesi ayrıca farklı kurslar ve bir de kütüphanesiyle toplumu bilgilendirme ve başarılara özenlendirmek istemektedir.

Hollanda -Türkiye ilişkilerinin 400. yılının kutlandığı bugünlerde müzemizin açılıyor olması iki ülke arasındaki karşılıklı ilişkilere büyük bir zenginlik ve ivme katacaktır.

Siz değerli okuyucularımızı da bu vesile ile Hollanda Türk Müzesinin açılışına gönülden davet eder ve katkılarınızı bekleriz.

Yazar: Sahin Yildirim

 

DAVETIYE LINK :  TIKLA…

Aug 15

Hollanda Türk Müzesi Açılış Davetiyesi

Sayın Davetlimiz,

Avrupaya işçi olarak gönderilen Türklerin 1960 yıllardan başlayan serüvenlerinin
gerek Hollanda Toplumuna gerekse burada yaşayan Türk nesillerine doğru, güzel
ve kalıcı bir sekilde anlatmak için 2007 yılında başlayan müze projesi gerçeğe
dönüşüyor. Hollanda-Türkiye ilişkilerinin 400. Yılının kutlandığı bugünlerde
müzemizin açılıyor olması karşılıklı ilişkilere büyük bir zenginlik katacaktır.
Hollanda Türk Müzesinin resmi açılışında sizleri de aramızda görmekten onur
duyacağımızı belirtir bu tarihi ve anlamlı güne katılımınızı saygılarımızla arz ederiz.

Saygılarımızla,

Hollanda Türk Müzesi Yönetim Kurulu
Tarih: 8 Eylül 2012

Yer: Westhovenplein 125 2532 BE Lahey – Hollanda

L.C.V. info@turksmuseumnederland.nl

Bilgi icin: +31 6 151 62 137
Program:
15.00 Davetlilerin teşrifleri
15.30 Açılış ve protokol konuşmaları ( Bakanlar, Büyük elçiler ve Belediye başkanı )
17.00 Kolleksiyonları ziyaret
18:00 Kapanış

DAVETIYE LINK :  TIKLA…

Older posts «